<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Medikal Türk Dergisi</title>
	<atom:link href="http://www.medikalturkdergisi.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.medikalturkdergisi.com</link>
	<description>Medikal Türk Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Dec 2011 17:02:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.2</generator>
		<item>
		<title>Mustafa Kemal Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi Açıldı</title>
		<link>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/mustafa-kemal-universitesi-saglik-arastirma-ve-uygulama-hastanesi-yogun-bakim-unitesi-acildi/</link>
		<comments>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/mustafa-kemal-universitesi-saglik-arastirma-ve-uygulama-hastanesi-yogun-bakim-unitesi-acildi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 17:02:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastaneler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikalturkdergisi.com/?p=252</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesi Yoğun Bakım Üniteleri&#8217;nin açılışı MKÜ Rektörü Prof.Dr.Hüsnü Salih Güder ve İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kiremitçi tarafından yapıldı. Açılış töreni Üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Koç, İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kiremitçi, Üniversite Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Hüseyin Öksüz, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesi</p>
<p>Yoğun Bakım Üniteleri&#8217;nin açılışı MKÜ Rektörü Prof.Dr.Hüsnü Salih Güder ve İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kiremitçi tarafından yapıldı.</p>
<p>Açılış töreni Üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Koç, İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kiremitçi, Üniversite Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Hüseyin Öksüz,  doktorlar ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p>Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinin toplantı salonunda gerçekleşen törende,üniversitelerin varlık sebebi olarak eğitim – öğretim ve araştırmanın yanı sıra topluma hizmet uygulamaları adı verilen üçüncü ve çok önemli bir hizmeti de hayata geçirerek ülkenin gençlerini bilgili, insanlarını sağlıklı, toplumlarını müreffeh kılan refah arttırıcı kurumlar olduğunu söyleyen üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder; “Güncel teknolojiyi anlayabilecek, kullanabilecek, uygulayabilecek, dönüştürerek yeni uygulama alanları açılabilecek eğitimsiz insanlarımızı eğiterek, eğitimli insan sayısını arttıracak üniversiteler; toplumda yüksek kalitede düşünen, okuyan, yazan, anlayan ve buna bağlı olarak da üreten insanların sayısını artırıp toplumların ekonomik ve sosyal refah düzeylerini yükseltecek olan insan kaynaklarını yetiştirecek kurumlardır. Bu anlamda toplumların itici gücüdür. Yine üstlendikleri bu kimlikle üniversiteler; bulundukları toplum içinde herkesten önce gören, fark eden, onlarla ilgili çözümü dünya gerçekleri ve bilim ışığında kısa sürede hayata geçirmek üzere ortaya koyan ve onun uygulanmasıyla ilgili tüm taraflarla realist ve tüm dünya normlarında işbirliği yapan kurumlardır. Bu çerçevede sağlıklı bir işbirliği zemini üzerinde gelişen, kaliteli ve evrensel standartlardaki hizmetler ile toplum; bir taraftan eğitim – öğretim ve araştırma – geliştirme ile dönüşüm yaşamakta iken diğer taraftan da bunun doğal sonucu olarak refah artışıyla birlikte daha büyük bir zenginliğe ve giderek daha sağlıklı bir toplumsal yaşantıya kavuşmuş olur” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>3. Basamak Yoğun Bakım Ünitesi</p>
<p>Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder, üniversite Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve açılışı gerçekleşen 3. Basamak Yoğun Bakım Ünitesiyle ilgili bilgi verdi.</p>
<p>“Hastanemiz 2003 yılında Antakya merkezde bulunan eski Devlet Hastanesi binalarının tadilatıyla birlikte hizmete alınmaya başladı ve orada vermekte olduğumuz hizmeti altı yıl boyunca sürdürerek 2009 yılında hastanemizin ilk açılan bölümleriyle birlikte Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi binasında hizmet vermeye başladı. Şu anda 30 ayrı poliklinikte, 19 klinik serviste, merkez laboratuvarımızda (Biyokimya, Hematoloji, Mikrobiyoloji, Genetik, Parazitoloji) ve Patoloji, Radyoloji, Nükleer Tıp, Ameliyathane, Acil ve İlkyardım, Kan Merkezi Üniteleriyle hizmet vermeye başlamıştır. Hastanemiz, toplam 330 yataklıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mevcut durumda hastanemizde 10 yataklı Dahili Yoğun Bakım, 10 yataklı Cerrahi Yoğun Bakım, 8 yataklı Koroner Yoğun Bakım, 5 yataklı Kardiyovasküler Yoğun Bakım olmak üzere toplam 33 yoğun bakım yatağı hizmet vermektedir.</p>
<p>Hastanemizin yeni hizmete açılan Yoğun Bakım Ünitesi, yüksek teknolojik cihazlarla desteklenecek şekilde hazırlanmış durumdadır. On yataklı Dahili ve 10 yataklı Cerrahi Yoğun Bakım Üniteleri, ileri yaşam desteğine ihtiyacı olan hastalara hizmet vermek üzere düzenlendi ve 3. Basamak Yoğun Bakım Ünitesi olarak Sağlık Bakanlığı’nca ruhsatlandırılmıştır. Hizmete açılmış olan Yeni Yoğun Bakım Ünitelerinde 4 öğretim üyesi sorumluluğunda 40 hemşire, 2 sağlık teknikeri,10 hastabakıcı, 20 temizlik personeli hizmet verecektir. Yoğun Bakımlarımızın tümünde vantilatörler, monitörler ve diğer tüm tıbbi cihazlar ve donanımlar mevcuttur. Ayrıca en kısa sürede 10 Reanimasyon Ünitesi, 10 Genel Yoğun Bakım olmak üzere 20 yatak kapasiteli diğer yoğun bakımı da hizmete açmayı planlıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İlimizin nüfusu göz önünde bulundurulduğunda, mevcut sağlık kurumlarının sundukları hizmetlerin ihtiyacı karşılayamadığı görülmektedir. Mustafa Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi olarak ilimizin ihtiyacı olan 3. Basamak Yoğun Bakım ünitesini hizmete açarak vatandaşlarımızın en temel hakkı olan sağlık hakkı sunmaya çalışılmaktadır” diyerek konuşmasını noktalandırdı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yapılan yatırımların, çalışmaların insanımızın sağlıklı ve sağlam yaşaması, refah içerisinde huzurlu, mutlu olabilmesi için yapılan yatırımlar olduğunu vurgulayan İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kiremitçi; “2011 yılının son güncellenen değerleriyle Hatay ilimizde mevcut yoğun bakım yatak sayımız 302’dir. Bunlardan 3. basamak olarak bahsettiğimiz yoğun bakım yatak sayımız 46, 2. basamak olarak ifade ettiğimiz yoğun bakım yatak sayısı 126, geri kalan ise 1. basamak yoğun bakım yatak sayımızdır. Bu yatak sayılarımız, Hatay için yeterli değildir. Bu noktada Sağlık Bakanlığı ve Hatay İl Sağlık Müdürlüğü olarak gerekli çalışmaları yürütüyoruz” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/mustafa-kemal-universitesi-saglik-arastirma-ve-uygulama-hastanesi-yogun-bakim-unitesi-acildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Isparta Devlet Hastanesi Yeni Birimlerini Hizmete Sundu</title>
		<link>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/isparta-devlet-hastanesi-yeni-birimlerini-hizmete-sundu/</link>
		<comments>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/isparta-devlet-hastanesi-yeni-birimlerini-hizmete-sundu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 17:01:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İl Sağlık Müdürlüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikalturkdergisi.com/?p=250</guid>
		<description><![CDATA[Isparta Devlet Hastanesi Yeni Birimlerini Hizmete Sundu &#160; Isparta Devlet Hastanesinde Ağız ve Diş Sağlığı Ünitelerinden boşalan yer de Merkez Laboratuarları artık tek noktadan hizmet sunumu yapabilecek. &#160; Isparta Devlet Hastanesi, Ağız ve Diş Sağlığı Ünitesinden boşalan alana, yapılan Biyokimya, Mikrobiyoloji, Hormon, Kan sayımı, Kültür, Parazitoloji, Eliza, Seroloji, Kan transfüzyonu ve Patolojinin bir araya toplandığı; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Isparta Devlet Hastanesi Yeni Birimlerini Hizmete Sundu</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Isparta Devlet Hastanesinde Ağız ve Diş Sağlığı Ünitelerinden boşalan yer de  Merkez Laboratuarları artık tek noktadan hizmet sunumu yapabilecek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Isparta Devlet Hastanesi, Ağız ve Diş Sağlığı Ünitesinden boşalan alana, yapılan Biyokimya, Mikrobiyoloji, Hormon, Kan sayımı, Kültür, Parazitoloji, Eliza, Seroloji, Kan transfüzyonu ve Patolojinin bir araya toplandığı; Laboratuar; Göğüs Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitesi ve Eczanesi, yapılan resmi açılış töreni ile tüm hizmetine sunuldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şehitlere 1 dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra kürsüye davet edilen; Isparta Devlet Hastanesi Başhekimi Op.Dr. Ramazan Okutan şunları söyledi: “Hastanemiz, memleket hastanesi olarak hizmete açıldığı1930’lu yıllardan günümüze kadar, artan ihtiyaçlar doğrultusunda sürekli büyümesini ve gelişmesini sürdürmüştür…Yılda ortalama ;600 bin hastanın çeşitli poliklinikte muayene edildiği;18 bin hastanın yatarak tedavi gördüğü;13 bin hastanın ameliyat edildiği;yaklaşık 500 parametreyle 2,5 milyon tetkikin yapıldığı adeta bir bölge hastanesi görünümündedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Devlet Hastanemiz bir yandan büyüme ve gelişmesini sağlarken, diğer yandan ise bünyesinden yeni birimler ve hastaneler üretmeye devam emiştir. Örneğin Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi ve Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi bunlardan bir kaçıdır. Şu an hizmete açtığımız yer de 2008 Ağustos’a dek, Ağız ve Diş Sağlığı Üniteleri bulunmaktaydı.</p>
<p>Bu merkezin yeni yerine taşınmasıyla, buranın fiziki yapısı yenilendi.Yine ihale dönemine rastlamasıyla cihaz donanımları yenilenerek,tüm ayrı ayrı yerlerde bulunan laboratuarlar bu merkezde tek çatı altında birleştirildi. Böylece bir taraftan biyokimya, mikrobiyoloji, hormon, kan sayımı, elisa, kültür, parazitoloji, seroloji, kan transfüzyonu ve patoloji laboratuarları bir noktada toplanırken fiziki şartları oldukça dar olan hastanemizde yeni kullanım alanları da oluşturulmuş oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yeni sistemle acil ve yoğun bakım ünitesinde alınan kanlar pnömatik sistemle el değmeden bu ünitelere gelmekte, otomatik otomasyon sistemine entegre olan laboratuar cihazlarında çalışıldıktan sonra hekim odalarına kliniklere ve elektronik ortamlara yansıtılmaktadır. Hastanın artık sonuç beklemesine gerek kalmamaktadır. Ayrıca Göğüs Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitemizin de  bölgemizin bu konudaki ihtiyacını karşılayacağını umut etmekteyiz.”dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yenilenen ve hizmete kazandırılan birimler hakkında bilgiler veren  Başhekim Op. Dr. Ramazan Okutan, son olarak şunları söyledi: “Çamaşırhane bölümümüz, hastanemizin giriş katında; ayniyat depolarının üstünde bulunmaktaydı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Burada kullanılan cihazlar hacim ve ağırlık bakımından oldukça büyüktü. Ayrıca bu cihazlar bütün binaya sarsıntı oluşturmaktaydı.Deprem güvenliği açısından ve de gürültü kirliliği açısından bu birimi hastane dışına prefabrik bina altına taşıdık. Çamaşırhaneden boşalan yer ise eczane olarak planlandı. Daha önce ise eczane dahiliye polikliniklerinin bulunduğu yerdeydi. Personelimizin, hastalarımızın ve de hasta yakınlarımızın bu bölgeye ulaşmaları oldukça zor oluyordu. Yer olarak ta dar bir mekanda hizmet verilmesi işlerin çözümü konusunda sıkıntı arz etmekteydi.Yeni yapılan eczane güvenlik açısından ilaç depolama açısından ve kullanım açısından daha ergonomik hale getirilerek  hizmetine sunulmuştur.</p>
<p>Isparta’da hızlı bir nüfuz artışı yaşanmaktadır. Artan hızlı nüfus beraberinde hasta sayısını da artırmaktadır.</p>
<p>Bu bağlamda hastanemiz göğüs ünitesine oldukça fazla hasta gelmektedir.Bu düşünceler paralelinde bölgemiz de önem arz edecek bir projeyi tasarlayıp hastalarımızın hizmetine sunduk. Daha önce hastanemizin taş binasında bulunan göğüs servisi yanındaki atıl durumda olan alan tüm fiziki şartları düzenlenilerek kullanışlı hale getirilmiştir. Artık 5 yataklı göğüs yoğun bakım servisi hastalarımızın hizmetine sunulmuştur. “</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Törende daha sonra kürsüye davet edilen Isparta  İl Sağlık Müdürü  Uzman Doktor Süleyman ÖNAL ise şunları söyledi:”Toplum sağlığında kaliteyi en üstlere çıkarmak için hastanelerdeki hasta yükünün azaltılması zorunludur. Başarı ancak ve ancak hasta yükü azaltılınca gelir, gelebilir. Bilindiği gibi Isparta İlimizde, sağlıkta dönüşüm  projesini hayata geçiriyoruz.Bu konuda ilimiz pilot seçilmiş iller içinde yer almaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sağlık çalışanları olarak hasta memnuniyetini ilk sıralara alma zorunluluğumuz hep olmuştur ve de olmaya devam edecektir. Başarı ancak bu paralelde kazanılabilir. Buçalışmalar ve kazandırılan yeni ünitelerde bu düşüncenin bir yansımaları olsa gerek.”dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Daha sonra ;</p>
<p>•Başhekimi Op.Dr. Ramazan Okutan birimler hakkında tüm konuklara bilgi verdi.</p>
<p>•Yatan hasta ziyaretleri yapıldı.</p>
<p>•Başhekimlik  makamındaki   sohbetin ardından; Isparta  Devlet  Hastanesi yemekhane  personelince  hazırlanan protokol  kokteyli konuklara ikram edildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/isparta-devlet-hastanesi-yeni-birimlerini-hizmete-sundu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bartın’ın Sağlık Raporu Açıklandı!</title>
		<link>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/bartin%e2%80%99in-saglik-raporu-aciklandi/</link>
		<comments>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/bartin%e2%80%99in-saglik-raporu-aciklandi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 17:00:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İl Sağlık Müdürlüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikalturkdergisi.com/?p=248</guid>
		<description><![CDATA[Bartın’ın Sağlık Raporu Açıklandı! &#160; Medikal Türk Dergisi’nin ‘’İl İl Sağlık’’ Kampanyası Kapsamında Bartın İl Sağlık Müdürü Dr.Osman Nacaroğlu ile Bartın İlinin Sağlık Faaliyetleri Hakkında Söyleşi Yaptık. &#160; Dr.Osman NACAROĞLU 1955 yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. 1980 yılında tıp eğitimini Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. 1981-1985 yılları arasında Kahramanmaraş Sağlık Müdürü, 1987&#8211;1991 yılları arasında Bolu Sağlık Müdürü, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bartın’ın Sağlık Raporu Açıklandı!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Medikal Türk Dergisi’nin ‘’İl İl Sağlık’’ Kampanyası Kapsamında Bartın İl</p>
<p>Sağlık Müdürü Dr.Osman Nacaroğlu ile Bartın İlinin Sağlık Faaliyetleri</p>
<p>Hakkında Söyleşi Yaptık.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dr.Osman NACAROĞLU</p>
<p>1955 yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. 1980 yılında tıp eğitimini Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. 1981-1985 yılları arasında Kahramanmaraş Sağlık Müdürü, 1987&#8211;1991 yılları arasında Bolu Sağlık Müdürü, 1991-1992 yılları arasında Sıtma Savaş Dairesi Başkan Vekili olarak görevine devam etti.</p>
<p>1992 yılından 2000 yılına kadar tekrar Kahramanmaraş’ta görev yaptıktan sonra 2000-2005 yılları arasında Bolu Sağlık Müdürü olarak görevine devam etti. 2005 yılı Mayıs Ayı’ndan itibaren ise Bartın Sağlık Müdürü görevine atanarak Bartın’da görev yapmaya başladı. 30 yıllık meslek deneyimi ve yöneticilik tecrübesiyle çeşitli illerde sağlık alanına hizmet sunan NACAROĞLU Bartın İli’nde Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın hayata geçirilmesinde ve uygulanmasında ekibi ile birlikte etkin bir rol oynadı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bartın’da Sağlıkta Dönüşüm</p>
<p>Bartın Sağlık Müdürlüğü İl genelinde;</p>
<p>• 1 Devlet Hastanesi</p>
<p>• 1 Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi</p>
<p>• 1 İlçe Hastanesi</p>
<p>• 1 Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi</p>
<p>• 31 Aile Sağlığı Merkezi Binasında 57 Aile Hekimliği</p>
<p>• 3 Toplum Sağlığı Merkezi</p>
<p>• 1 Verem Savaş Dispanseri</p>
<p>• 1 AÇSAP Merkezi</p>
<p>• 1 Halk Sağlığı Laboratuarı</p>
<p>• 1 KETEM</p>
<p>• 32 Sağlık Evi</p>
<p>• 1 İl Ambulans Servisi Başhekimliği ve 6 Acil Yardım ve Sağlık İstasyonu ve 1061 çalışanı ile hizmet vermektedir. Sağlık hizmetlerinin etkili, verimli ve hakkaniyete uygun bir şekilde sunulmasını sağlamak amacıyla Sağlık Bakanlığı’nca Sağlıkta Dönüşüm Programı başlatılmıştır. Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında İlimizde de sağlık alanında köklü değişiklikler gerçekleştirilmiştir.</p>
<p>İnsan kaynaklarında iyileştirilme sağlandı ve çalışan sağlık personeli sayımızda hızlı bir artış meydana geldi.</p>
<p>-Sağlık alanına yapılan harcamalar arttı.</p>
<p>-Ana ve çocuk sağlığı alanında önemli gelişmeler kaydedildi.</p>
<p>-Aşılama oranlarımız arttı.</p>
<p>-Acil sağlık hizmetlerinde büyük gelişmeler oldu.</p>
<p>-İlk Yardım Eğitim Merkezi kuruldu.</p>
<p>-Hasta Hakları İl Koordinatörlüğü ve Hasta Hakları Birimleri oluşturuldu.</p>
<p>-SSK Hastanelerinin Sağlık Bakanlığına Devri Gerçekleştirildi.</p>
<p>-Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) kuruldu.</p>
<p>-Ağız ve Diş Sağlığı Merkezimiz faaliyete başladı.</p>
<p>- Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi faaliyete başladı.</p>
<p>-Sürücü Davranışları Geliştirme Eğitimleri  düzenlenmeye başlandı.</p>
<p>-Dumansız Hava Sahamız oldu.</p>
<p>-Kronik Hastalıklarla Mücadele Çalışmalarına Hız Verildi.</p>
<p>-Bürokrasinin Azaltılması ve İdari Basitleştirme Çalışmalarına Başlandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bartın’da Aile Hekimliği</p>
<p>Herkesin kendi seçebileceği, kolayca erişebileceği, herhangi bir engelle karşılaşmaksızın danışabileceği, başvurabileceği bir aile hekiminin olması amacıyla İlimiz 05.02.2007 tarih ve 1269 Sayılı Bakanlık Oluru ile aile hekimliği uygulanacak 2. Grup pilot iller arasına alındı ve bu tarihten sonra Aile Hekimliği çalışmalarına hızla başlandı.Önce sağlık çalışanlarının ve halkın aile hekimliği konusunda bilgilendirilmesi amaçlandı. Sağlık çalışanları bilgilendirme toplantılarından sonra il ve ilçelerdeki yöneticiler, daire amirleri ve muhtarlara bilgilendirme toplantıları düzenlendi.</p>
<p>Bilgilendirme toplantılarından sonra “Aile Hekimi ve Aile Sağlığı Elemanı Uyum Eğitimleri”ne başlandı. Aile Hekimliği 1.Aşama Uyum Eğitimleri 09 Nisan 2007-05 Eylül 2007 tarihleri arasında tamamlandı. Eğitimlere; 88 hekim, 134 yardımcı sağlık personeli katıldı. Hekimlere sertifika, aile sağlığı elemanlarına katılım belgesi verildi.</p>
<p>Bilgilendirme toplantıları ve uyum eğitimleri devam ederken alt yapı çalışmaları da hızla devam etti. İlimize ait Yıl Ortası Nüfus tespit çalışmaları yapıldı. Sağlık ocaklarına ait mevcut kullanılabilir malzeme envanteri çıkarıldı. Birinci Basamak otomasyonunun, Aile Hekimliğine entegrasyonu sağlandı. Bilgisayar ortamında Aile Hekimliği ile ilgili bina krokisi, Aile Hekimliği kurulacak ofislerin fotoğrafları ve bölge nüfusları ile mobil hizmet odaklarını gösterir dosyalar hazırlandı. Aile Hekimliğine geçildiğinde kullanılacak Bartın Devlet Hastanesi Merkez Laboratuarı ile protokol imzalandı ve otomasyon entegrasyon çalışmaları yapıldı. Aile Hekimliği ofislerinin ve Toplum Sağlığı Merkezinin hizmet bölgeleri ve oluşturulacağı hizmet binaları planlandı ve mevcut personellere ait hizmet puanları güncellendi.</p>
<p>Hizmet puanlarının ve aile sağlığı merkezi ofislerinin bölge nüfusu belirlendikten sonra hekimlere 15.08.2007 tarihinde bilgilendirme toplantısı düzenlendi. 22 Eylül 2007 tarihinde Aile Hekimi ilk yerleştirme işlemleri tamamlandı. Yapılan yerleştirmede tüm pozisyonlarımız tercih edildi. İlimiz 01 Kasım 2007 tarihinden itibaren fiilen Aile Hekimliği Uygulamasına geçti.</p>
<p>188.449 nüfuslu İlimizde; 43’ü Merkez İlçede, 14’ü ilçelerde olmak üzere toplam 57 Aile Hekimi 31 Aile Sağlığı Merkezi’nde hizmet sunmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bartın’da Evde Sağlık Hizmetleri</p>
<p>Yatağa bağımlı, yaşlı, bakıma muhtaç, özürlü, hastanede uzun süre tedavi görmüş ve tedavi sinin devamının evde sürdürülmesi gereken vatandaşlarımız öncelikli olmak üzere evde sağlık hizmetleri ücretsiz olarak sunulmaya başlanmıştır. Hizmetin yönetimi, birimler arasındaki iletişim ve koordinasyonu sağlamak amacıyla Müdürlüğümüz bünyesinde İletişim ve</p>
<p>Koordinasyon Merkezi oluşturulmuştur. Hastanelerden ve aile hekimlerinden alınan bilgiler doğrultusunda evde sağlık hizmetine ihtiyacı olan kişiler belirlenmiştir. Personellerin eğitimleri tamamlandıktan sonra görevli sağlık personeli hastaların sağlık hizmeti ihtiyaçlarını tespit etmek amacıyla ev ziyaretlerine başlamıştır. Evde sağlık hizmetlerinde kullanılmak üzere ambulans tahsisi yapılmış ve hastanelerimiz bünyesinde de evde sağlık hizmetleri birimleri oluşturulmuştur. Aile Hekimliklerince bildirilen başvurular ve hasta yakınları tarafından yapılan başvurular değerlendirilmiştir. Başvuru yapan 410 hasta evde ziyaret edilmiş ve yapılan incelemeler ve değerlendirme ziyaretleri sonunda 222 kişinin başvurusu uygun görülmüş ve hizmet kapsamına alınmıştır. Yatağa tam bağımlı hasta sayımız 184 kişidir. Yapılan ziyaretlerde konsültasyon gereken 32 hastaya evde, 30 hastaya ise nakli de sağlanarak hastanede uzman hekim kontrolü sağlanmıştır. Havalı yatağa ve destek yardımcı aletlere ihtiyacı olan hastanınihtiyaçları temin edilmiştir. Yatağa tam bağımlı olan 12 hastamıza, hastanelerimizin depolarında kalan hareketli yataklar temin edilerek ihtiyaçları giderilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bartın Devlet Hastanesi</p>
<p>1992 yılında inşaatına başlanan Bartın Devlet Hastanesi 2005 yılında yeni hizmet binasına taşınarak 150 yatak kapasitesi ile hizmete devam etmiştir. 2006 yılında yatak kapasitesi 185’e çıkarılmıştır. Bartın İl Merkezimiz de; 42 oda, 104 yatak kapasitesine sahip olan ve % 55,8 yatak doluluk oranı ile hizmet veren Göğüs Hastalıkları Hastanesi ile 72 oda, 185 yatak kapasitesinesahip olan ve % 64.2 yatak doluluk oranı ile hizmet veren Bartın Devlet Hastanesi’nin fiziki ve hizmet bütünleşmesi Ağustos 2009 yılında gerçekleştirilerek birleşmeden sonra Bartın Devlet Hastanesi 300 yatak kapasitesine ulaşmıştır.</p>
<p>Birleşme hem personel hem de bina ve tıbbi teknoloji konusunda kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlamıştır. Yeni yapılanma hizmet alanların memnuniyetini ve hizmetin kalitesini arttırmıştır.</p>
<p>Bartın’da Devam Eden ve Planlanan Çalışmalar</p>
<p>Sağlık hizmetleri birbirinden bağımsız kurumlar tarafından yürütülmeye çalışılırken birbirini tamamlayıcı hizmetlerin yeterince uygulanamaması, kamu kaynaklarının verimli kullanılmasının sağlanması, her kurum için geçerli olan hizmetlerin birbirini güçlendirecek şekilde tek çatıda toplanması, sağlık hizmetlerinde her kurumun modern tıbbın gereklerini yaparken ayrı ayrı (ameliyathane,acil, yoğun bakım, laboratuvar, görüntüleme gibi hizmetler) çalışma yapmasının hem vatandaş için hem de çalışan açısından yeterli verimi sağlayamaması, en önemlisi de İlimizdeki sağlık hizmetlerinin tek elden yürütülecek olması kaliteli gelişme sürecine katkıda bulunarak projelerin önünü açacağından İlimzdeki sağlık kuruluşlarının aynı adreste Ömer Tepesi Mevkii’nde yer almasını sağlamak amacıyla “Sağlık Kompleksi” gündeme gelmiştir. “Sağlık Kompleksi” ile ilgili çalışmalarımıza başlanmıştır, çalışmalarımız ve görüşmelerimiz hızla devam etmektedir. Yeni yapılacak olan Sağlık Kompleksi ile hastanemizin yatak sayısı 500’e ulaşacaktır. Vatandaşlarımızın kurumlardan talep edeceği her türlü sağlık hizmeti entegreli olarak daha kısa zamanda verilecektir.Helikopter ambulans hizmetlerinin sunumunda helikopterin güvenli iniş ve kalkışını sağlamak amacıyla İlimizde heliport sahası çalışmalarına başlanmıştır.Ağız ve Diş Sağlığı Merkezimizin zemin ve etüt ihalesi gerçekleştirilmiştir. En kısa zamanda tamamlanarak 20 ünit ve 20 diş hekimi ile hizmet sunmaya başlayacaktır.Kozcağız Aile Sağlığı Merkezi inşaatına başlanmıştır ve tamamlanmak üzeredir. Arıt Aile Sağlığı Merkezi ve Kumluca Aile Sağlığı Merkezimiz 2011 yatırım programına alındı. Çalışmalarımızı gerçekleştirirken ilkemiz “önce vatandaş”tır.</p>
<p>Her şey Bartın’ın iyi bir sağlık haritasına sahip olması ve vatandaşımızın sağlık hizmetlerinden en üst düzeyde yararlanması içindir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/bartin%e2%80%99in-saglik-raporu-aciklandi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2015&#8242;in Sonuna Kadar Hastaneler Yenilenecek</title>
		<link>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/2015in-sonuna-kadar-hastaneler-yenilenecek/</link>
		<comments>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/2015in-sonuna-kadar-hastaneler-yenilenecek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 16:55:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastaneler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikalturkdergisi.com/?p=244</guid>
		<description><![CDATA[2015&#8242;in Sonuna Kadar Hastaneler Yenilenecek &#160; Şişli Etfal Hastanesi&#8217;nin yenilenen acil servisinin açılışında konuşan İl Sağlık Müdürü Dokucu, &#8220;2015 yılı sonuna kadar İstanbul&#8217;da yenilenmemiş veya yeniden inşa edilmemiş hastane kalmayacak&#8221; dedi. &#160; Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;nin yenilenen acil servisinin açılışını yapan İstanbul İl Sağlık Müdürü Ali İhsan Dokucu, 2015 yılına kadar İstanbul&#8217;da yıkılıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2015&#8242;in Sonuna Kadar Hastaneler Yenilenecek</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şişli Etfal Hastanesi&#8217;nin yenilenen acil servisinin açılışında konuşan İl Sağlık Müdürü</p>
<p>Dokucu, &#8220;2015 yılı sonuna kadar İstanbul&#8217;da yenilenmemiş veya yeniden inşa</p>
<p>edilmemiş hastane kalmayacak&#8221; dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;nin yenilenen acil servisinin açılışını yapan İstanbul İl Sağlık Müdürü Ali İhsan Dokucu, 2015 yılına kadar İstanbul&#8217;da yıkılıp güçlendirilmemiş hastane binası kalmayacağını söyledi. Şişli Etfal Hastanesi&#8217;nde Sağlık Bakanlığı&#8217;nın yönetmeliğine göre düzenlenen Acil Servisi&#8217;nin açılışı dün gerçekleştirildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Günde bin 500 hastaya hizmet verdiği belirtilen acil sercis yeşil, sarı ve kırmızı alanlardan oluşturuldu. Yeşil alan ayakta tedavi gören hastaların, sarı alan taburcu olmayı bekleyen hastalar ve kırmızı alanda ise cerahi ve yoğun müdahale olan hastalar için hazırlandığı kaydedildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Başhekim Suat Turgut, &#8220;2013 yılına kadar tamamlanacak Seyrantepe&#8217;deki yeni hastaneye geçene kadar acil servisin yenilenmesi ve modernizasyonu gerçekleştirilmiştir. Şişli Etfal&#8217;in kapasitesi yüzde 40 arttı. Acilde büyük yığılma meydana geliyordu şimdi üç yeşil, sarı ve kırmızı alanlar ile bu yoğunluk azaltılmıştır. Ayrıca çocuk ve erişkin yoğun bakım üniteleri de düzenlenmektedir&#8221; dedi. Depremden sonra İstanbul&#8217;daki Hastanelerin durumunu değerlendiren İl Sağlık Müdürü Dokucu, şöyle konuştu: &#8220;İstanbul&#8217;da deprem sonrası 30&#8242;a yakın yürüyen projelerimiz var.</p>
<p>Hastaneler yaşayan varlıklardır. 40 yaşında olmasına rağmen Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastenesi&#8217;nin acil servisi yenileniyor. 2013 yılına kadar Seyrantepe&#8217;deki alana taşınacak. Eski hastanelerde ne yaparsanız yapın değişiklik yapamıyor ve yeni birimler oluşturamıyorsunuz. 2015 yılı sonuna kadar İstanbul&#8217;da yenilenmemiş veya yıkılıp yeniden yapılmamış bina kalmayacaktır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/2015in-sonuna-kadar-hastaneler-yenilenecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kolestrol İlacı Kullanılmalımı</title>
		<link>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/kolestrol-ilaci-kullanilmalimi/</link>
		<comments>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/kolestrol-ilaci-kullanilmalimi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 16:44:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikalturkdergisi.com/?p=240</guid>
		<description><![CDATA[“Kolestrol İlacı Kullanılmamalı” Yönündeki Konuşmalara Türk Kardiyoloji Derneği’nden Açıklama Getirildi &#160; Kolesterol ilaçlarının yararsız olduğu ve kullanılmaması gerektiği yönündeki açıklamaları asılsız olarak değerlendiren Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Oktay Ergene, “Bilimsellikten uzak olan bu açıklamalar, kamuoyunda büyük tedirginliğe yol açtı. Kolesterol tedavisini yarım bırakan hastalar oldu” dedi. &#160; Türk Kardiyoloji Derneği, son günlerde Türkiye’nin gündemine oturan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.medikalturkdergisi.com/wp-content/uploads/temp/1322738392_TKD_BasinToplantisi_1-copy.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-241" title="1322738392_TKD_BasinToplantisi_1 copy" src="http://www.medikalturkdergisi.com/wp-content/uploads/temp/1322738392_TKD_BasinToplantisi_1-copy.jpg" alt="" width="400" height="266" /></a>“<strong>Kolestrol İlacı Kullanılmamalı” Yönündeki Konuşmalara Türk Kardiyoloji Derneği’nden Açıklama Getirildi</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kolesterol ilaçlarının yararsız olduğu ve kullanılmaması gerektiği yönündeki açıklamaları asılsız olarak değerlendiren Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Oktay Ergene, “Bilimsellikten uzak olan bu açıklamalar, kamuoyunda büyük tedirginliğe yol açtı. Kolesterol tedavisini yarım bırakan hastalar oldu” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türk Kardiyoloji Derneği,  son günlerde Türkiye’nin gündemine oturan  “Kolesterol ilaçları gerekli mi?” yönündeki tartışmalara son noktayı koydu. Statin olarak adlandırılan kolesterol ilaçlarının yararsız oldukları ve yan etkileri nedeniyle kullanılmaması yönünde yapılan açıklamaların bilimsellikten uzak olduğunu söyleyen Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Oktay Ergene, bu asılsız açıklamaların kamuoyunda büyük tedirginliğe neden olduğunu ifade etti. Pek çok hasta, kullanmakta olduğu ilacı kullanıp kullanmayacağı konusunda kafasının karışık olduğunu anlatıyor. Yine birçok hastanın da ilaçlarını ve kolesterol tedavilerini yarım bıraktıklarını biliyoruz” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her Üç Hastadan Birini Tedavi Ediyor</p>
<p>Bu açıklamalarla; kan kolesterol seviyeleri ve koroner kalp hastalığı arasındaki kuvvetli, bağımsız ve sürekli bir ilişki görmezden gelinerek halkın yanıltıldığını belirten  Prof. Dr. Ergene şu bilgileri verdi: “Tüm kardiyoloji camiasının çok iyi bildigi Framingham çalışmasının 26 yıllık takipli verilerine göre kolesterol değerleri 150-200 mg/dl arasında ise mutlak koroner kalp hastalığı riski yüzde 20’dir. Yani beş kişiden biri koroner kalp hastalığına yakalanmaktadır. Eğer kolesterol seviyesi 225 mg/dl ise mutlak koroner kalp hastalığı riski yüzde 40’a çıkmaktadır. Kolesterol seviyesi 300 mg/dl ve daha fazla ise, mutlak koroner kalp hastalığı riski yüzde 90’dır.  Kötü kolesterol ile 1990’lı yılların başından bu yana yapılan tüm çalışmalar, kolesterol düşürücü ilaçlardan olan statinler ile kan kolesterolünün düşürüldüğü ve kalp hastalığı riskinin yüzde 30 oranında azaldığını göstermiştir. Yani statin tedavisi ile nisbi olarak her üç hastadan biri yarar görüyor.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Kolestrol İlaçları Yan Etkileri En Az Olan İlaçlardandır”</p>
<p>Son 20 yılın en önemli  keşiflerinden olan statinlerin koroner kalp hastalığında oynadıkları çok önemli rolün gölgelenemeyeceğini dile getiren Prof. Dr. Ergene, statinlerin bugüne kadar koroner kalp hastalığında ölümü, kalp krizini ve felci engellediği bilinen en etkili tedavilerden bir tanesi olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Ergene sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk Kardiyoloji Derneği’nin yaptığı TEKHARF çalışmasına göre Türkiye’de 50-59 yaş aralığında koroner kalp hastalığı görülme olasılığı  yüzde 13’tür. Son nüfus sayımına göre Türkiye’de bu aralıkta yaklaşık 6,5 milyon insan yaşamaktadır.</p>
<p>Bu duruma göre 50-59 yaş aralığında 850 bin kişide koroner kalp hastalığı mevcuttur. Bu da iyi bir kolesterol düşürücü tedavi ile 250 bin kişiyi ölüm, kalp krizi ve felçten koruyabiliriz anlamına geliyor.</p>
<p>Bilindiği gibi ilaç olarak kullanılan kimyasal veya organik maddelerin tümünün az veya çok yan etkileri mevcuttur. İşin ilginç yanı kolesterol düşürmede kullandığımız statinler, bugüne kadar bulunan ilaçlar arasında yan etkileri en az olanlardan biridir.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Önce Sağlıklı Yaşam</p>
<p>TKD Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Aksoy ise, “Türk Kardiyoloji Derneği olarak önceliğimiz kişilerin hasta olmamalarını sağlamaktır. Kalp damar hastalıklarının önlenmesinde yaşam tarzımız çok önemli bir rol oynuyor, doğru tercih yaptığımız takdirde kalp &#8211; damar hastalıklarını yüzde 80 -85 oranında önleyebiliriz. İlaçlar, hastalarımızın sağlıklı yaşam tarzı uygulamalarını hayata geçirmekte başarısız kaldığı durumlarda başvurduğumuz yöntemlerden sadece birisidir. Sağlık konusunda hastaların doğru bilgilere sahip olması sağlıklı bir toplum için büyük önem taşıyor. Derneğimiz de yıllardır bu yönde kampanyalar gerçekleştiriyor” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/kolestrol-ilaci-kullanilmalimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme Kitleleri Dikkat İstiyor</title>
		<link>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/meme-kitleleri-dikkat-istiyor/</link>
		<comments>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/meme-kitleleri-dikkat-istiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 16:34:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikalturkdergisi.com/?p=237</guid>
		<description><![CDATA[Toplumda her 8 kadından 1’inin yaşamı boyunca yakalanma riski olan meme kanseri, erken dönemde önlem almayı gerektiren ölümcül bir hastalıktır. Erkeklerdeki görülme sıklığı son derece az olduğundan daha çok bir kadın hastalığı olarak bilinen meme kanserinde; gelişen tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde hastalar kısa sürede sağlığına kavuşabilmektedir. &#160; Ailede varsa risk artıyor! Meme kanserini tetikleyen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.medikalturkdergisi.com/wp-content/uploads/temp/prof.-dr.-kemal-emek-copy.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-238" title="prof. dr. kemal emek copy" src="http://www.medikalturkdergisi.com/wp-content/uploads/temp/prof.-dr.-kemal-emek-copy.jpg" alt="" width="233" height="350" /></a>Toplumda her 8 kadından 1’inin yaşamı</p>
<p>boyunca yakalanma riski olan meme kanseri, erken dönemde önlem almayı gerektiren ölümcül bir</p>
<p>hastalıktır. Erkeklerdeki görülme sıklığı son derece az olduğundan daha çok bir kadın hastalığı olarak</p>
<p>bilinen meme kanserinde; gelişen tanı ve tedavi</p>
<p>yöntemleri sayesinde hastalar kısa sürede sağlığına kavuşabilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ailede varsa risk artıyor!</p>
<p>Meme kanserini tetikleyen en önemli risk faktörü kadın olmaktır. Her kadının meme kanserine yakalanma riski %12’dir. Diğer bir önemli risk faktörünün 40-55 yaşları arasında olmak olduğu bilinse de, genetik yatkınlık devreye girdiğinde hastalığın henüz 17 yaşındaki genç kızlarda bile ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. Her beş hastanın birinin ailesinde meme kanseri vakası olduğu bilinmektedir. Anne ve kız kardeş gibi, birinci dereceden akrabalarında meme kanseri olan kişilerde hastalığın gelişme riski, diğer kadınlara göre 3 kat daha fazla olduğundan, bu kişiler en önemli risk grubu olarak kabul edilirler. Nadiren de olsa, kromozom bozukluklarına bağlı olarak da gelişebilen meme kanseri, geçmişte memesinde kanser görülmüş kadınlar için de risk oluşturmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>40 yaşın üstünde görülen kitlelere</p>
<p>dikkat!</p>
<p>Meme kanseri oluşumunda yaş önemli bir etkendir. Özellikle 40 yaşını geçmiş kadınlarda, memede bir kitle tespit edildiği anda, ilk akla gelen meme kanseri ihtimali olmalıdır. Hastalığın görülme yaşının bilinmesi, teşhis ve tedavideki başarı için önemli bir avantaj sağlamaktadır. Risk taşıyan gruplar, yapılan fizik muayene ve ileri görüntüleme yöntemleriyle düzenli olarak takip edildiğinde; kanserin erken dönemde yakalanma ve tedavi şansı da artmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>En doğru tanı için çok yönlü inceleme şart!</p>
<p>Meme kanseri tanısının koyulmasında görüntüleme yöntemleri oldukça etkili sonuçlar verir. Memedeki yoğunluk farkıyla tespit edilen meme kanseri teşhisinde, özellikle ultrason, mamografi ve MR gibi farklı tekniklerin kombine olarak kullanılması daha doğru yanıtlar almaya yardımcı olacaktır. Bunun en önemli nedenlerinden biri de, meme dokusunun kişiye göre farklılık gösterebiliyor olmasıdır. Örneğin; genç yaşlarda meme dokusu zaten yoğun bir yapıya sahip olduğundan, görüntüleme tekniklerinde kanserin fark edilememesine neden olabilir. Diğer yandan, 40 yaşın altında mamografinin tanı değeri oldukça düşüktür. Çoğunlukla tek memede gelişen şüpheli kitlelerde, memeden alınan biyopsinin histo patolojik (mikroskobik incelemesi) incelemeye tabi tutulması, ileri dönemde kansere yol açabilecek hastalıkların tespitinde yardımcı olmakta ve kanser tehdidi hakkında ipucu verebilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hastalığın evresi tedaviyi belirliyor</p>
<p>Hastalığın tedavisi iki şekilde yapılabilmektedir. “Lokal” ve “sistemik tedavi” olarak adlandırılan tedavi şekillerinden hastaya uygun olanı her yönüyle değerlendirilerek, hastanın tercihi de dikkate alınarak belirlenmektedir. Cerrahi girişimlerle, memenin kanserden arındırılmasıyla yapılan lokal tedavide, hastalığın boyutuna göre ışın tedavisi olarak bilinen “radyoterapi” de uygulanmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İleri evrede kemoterapi uygulanıyor</p>
<p>Meme kanseri oldukça yavaş ilerler. Sadece 2 cm’lik bir kitle, hastalığın 7-8 yıldır var olduğunun ve başka organlara da yayılmış olabileceğinin göstergesidir. Meme kanserinde bazı hastalar için uygulanan kemoterapi, düşünülenin aksine, memedeki kanseri tedavi etmek amaçlı değil, diğer organlara yayılma riskini en aza indirmek için kullanılmaktadır. 1 cm’den büyük kitleler genellikle bu tür bir sistemik tedaviye adaydır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Meme koruyucu cerrahiyle estetik kaygılara son!</p>
<p>Gelişen teknikler sayesinde, özellikle genç hastalar için kullanılan meme koruyucu cerrahi yöntemi de, tecrübeli hekimler tarafından yapıldığında başarılı sonuçlar vermektedir. Bu yöntemde; memenin kendisi alınmadan, sadece kanserli kitlenin alınması söz konusudur. Bu işlem, aynı zamanda bir estetik cerrahi gibi düşünülmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/meme-kitleleri-dikkat-istiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalbe İkinci Şans,BYPASS</title>
		<link>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/kalbe-ikinci-sansbypass/</link>
		<comments>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/kalbe-ikinci-sansbypass/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 16:25:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikalturkdergisi.com/?p=234</guid>
		<description><![CDATA[Kalbe İkinci Şans,BYPASS &#160; Koroner bypass, hastaya yeni ve sağlıklı bir yaşam sunmaktadır; ancak bu ikinci şans, “Nasılsa damarlarım yenilendi” denerek doğru kullanılmadığında kalp damar hastalıkları yeniden kapınızı çalabilir. Memorial Ataşehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Azmi Özler, bypass cerrahisi hakkında bilgi verdi. &#160; Şeker hastalığı, sigara, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, hipertansiyon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kalbe İkinci Şans,BYPASS</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Koroner bypass, hastaya yeni ve sağlıklı bir</p>
<p>yaşam sunmaktadır; ancak bu ikinci şans,</p>
<p>“Nasılsa damarlarım yenilendi” denerek doğru kullanılmadığında kalp damar hastalıkları yeniden kapınızı çalabilir. Memorial Ataşehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Azmi Özler, bypass cerrahisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şeker hastalığı, sigara, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, hipertansiyon ve genetik geçiş gibi nedenlerden dolayı kalp damarlarımızda daralmalar veya tıkanıklıklar görülebilmektedir. Başlangıç evresinde “stent” yöntemi (kalp damarlarındaki tıkanıklık ve daralmanın özel bir aparat yardımı ile giderilmesi) ile tedavi amaçlansa da, bazı vakalarda hayati riskleri azaltmak ve yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla “Koroner bypass ameliyatı” gündeme gelir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yeni damarlar ile kalbe kan akışı sağlanır</p>
<p>Kalbimizi besleyen damarlara “koroner damar” adı verilir. Bu damarlar çeşitli etkenler sonucunda daralmaya başlayabilir. Bu daralma ile kalbe olan kan akışı azalabilir veya kesilebilir. Damarlardaki daralmalar; göğüs ağrısı, nefes darlığı ve kalp krizine neden olabilir. Çünkü kalp yeterince beslenememekte ve görevini yapamamaktadır. Yapılan koroner anjiyografi sonucu saptanan darlıklar; eğer ilaç ve stent tedavileri ile çözümlenemiyorsa “bypass cerrahisi”ne başvurulur. Bypass cerrahisi; daralmış veya tıkanmış olan damarın yerine; göğüsten, bacaktan ya da koldan alınan damarlar ile kanı kalbe götürmeyi amaçlayan bir uygulamadır. Bu esnada kullanılan ilk damar, en değerli damarımız; yani “mammaria arter” denilen “göğüs arteri”dir. Geriye kalan damarlar ise; koldan ve bacaktan alınan damarlardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bypass korkularınızı doktorunuzla paylaşın</p>
<p>Koroner kalp ameliyatı da diğer operasyonlara benzer bir süreç gerektirir. Bunun için hastanın ameliyatla ilgili soruları ya da korkuları varsa mutlaka doktoru ile paylaşmalıdır. Çeşitli soru işaretleri, korku ve endişelerle ameliyata gitmek doğru değildir. Hastanın ameliyata psikolojik yönden hazır olarak girmesi sağlığı açısından önemlidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Atan kalpte bypass</p>
<p>Bypass ameliyatları genellikle kalbin, kalp-akciğer makinesine bağlanması ile gerçekleştirilmektedir.  Bazı şartlarda, çalışan kalpte de uygulanabilir. Bu, hastanın durumuna bağlı olarak belirlenmektedir. Damarların sayısına ve görünürlüğüne göre, ameliyat esnasında hastanın kalbi zarar görmeyecek şekilde, bypass’ın atan kalpte yapılıp yapılmayacağına karar verilir. Riskli vakalarda da; yani ileri derece akciğer hastalığı ya da vücudun en büyük ana damarı olan “aorta”sı kireçlenmiş olan kişilerde yine atan kalpte ameliyat yapılması tercih edilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hastaların iyileşme süreçleri parmak izleri gibi farklıdır</p>
<p>Bypass ameliyatı genellikle 3- 4 saat sürmektedir; ancak her insanın parmak izleri nasıl farklıysa her hastanın kalp damarları da o şekilde farklı özellikler gösterir. Kişinin damar yapısı, takılan damarlar, tansiyon- şeker ve böbrek hastalığı olup olmaması gibi nedenlerle, ameliyat sonrası iyileşme ve toparlanma süreleri farklı olmaktadır. Bunun için hastaların kendilerini daha önce ameliyat olmuş kişilerle kıyaslaması doğru değildir. Ancak genel olarak; yatış, ameliyat ve ameliyat sonu ile 7 -10 günlük bir süreç içerisinde taburcu olunabilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bypass sonrası da kalp sağlığınıza özen gösterin</p>
<p>Ameliyat sonrasında belirlenecek yaşam tarzı ile kalp sağlığını korumak kişinin kendi elindedir. Değiştirilen ve kalan damarları korumak amacıyla düzenli bir hayat sürülmelidir. Öncelikle ideal kilonun korunması gereklidir. Düzenli fiziksel aktivitelere dikkat edilmeli, günde mutlaka yarım saat yürünmelidir. Şeker, tuz ve kolesterolden fakir gıdalar ile beslenmek önemlidir. Kırmızı et yerine, beyaz et tercih edilebilir. Bu dönemde hayvansal yağlardan uzak durulmalıdır. kullanılmaması, alkol tüketimine de sınırlama getirilmesi gerekir. Tüm bunlara dikkat edildiği takdirde kalp sağlığı korunmuş olacaktır. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da, cinsel yaşamdır. Ameliyattan 6 hafta sonra cinsel ilişkiye başlanabilir. 2 kat merdiveni çıkabilen bir insanın normal bir cinsel yaşamı sürdürmesi, kalp sağlığında önemli kriterler arasındadır.<a href="http://www.medikalturkdergisi.com/wp-content/uploads/temp/ikincisans.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-235" title="ikincisans" src="http://www.medikalturkdergisi.com/wp-content/uploads/temp/ikincisans.jpg" alt="" width="440" height="300" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/kalbe-ikinci-sansbypass/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prostat Kanserinde MRG ve MRG Eşliğinde Prostat Biyopsisi</title>
		<link>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/prostat-kanserinde-mrg-ve-mrg-esliginde-prostat-biyopsisi/</link>
		<comments>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/prostat-kanserinde-mrg-ve-mrg-esliginde-prostat-biyopsisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 16:19:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikalturkdergisi.com/?p=231</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle 3 Tesla gücüne sahip MRG sistemlerinde endorektal ve yüzeyel koillerin birlikte kullanımıyla prostat bezinin zonal anatomisi, kapsüler yapısı ve patolojileri oldukça net değerlendirilebilmektedir. MRG prostat kanserinin non-invazif incelemesinde ve lokal evrelemesinde en etkin yöntem olarak kullanılmaktadır. &#160; Gelişmiş ülkelerde orta yaşını geçmiş erkeklerde en sık tanı alan kanser tipi prostat kanseridir ve kansere bağlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.medikalturkdergisi.com/wp-content/uploads/temp/MR-görüntüleme1-copy.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-232" title="MR görüntüleme1 copy" src="http://www.medikalturkdergisi.com/wp-content/uploads/temp/MR-görüntüleme1-copy-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a>Özellikle 3 Tesla gücüne sahip MRG sistemlerinde endorektal ve yüzeyel koillerin birlikte kullanımıyla prostat bezinin zonal anatomisi, kapsüler yapısı ve patolojileri oldukça net değerlendirilebilmektedir. MRG prostat kanserinin non-invazif incelemesinde ve lokal evrelemesinde en etkin yöntem olarak</p>
<p>kullanılmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gelişmiş ülkelerde orta yaşını geçmiş erkeklerde en sık tanı alan kanser tipi prostat kanseridir ve kansere bağlı ölümlerde ise akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer almaktadır. Prostat kanserinin tanısı klinik ve laboratuar değerlendirme sonrası yapılan transrektal ultrasonografi (TRUS) eşliğinde biyopsi ile konulmaktadır. Günümüzde altın standart yöntem olsa da bu yöntemle yapılan biyopsi işleminin sensitivitesi %39-52 arasında, spesifitesi %81-82 olarak bildirilmiştir. Bu, TRUS incelemesinin prostat kanserini saptama sensitivitesindeki (%20-30) düşüklüğüne bağlıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ultrasonografi (USG) göreceli olarak ucuz, tekrarlanabilir bir görüntüleme tekniğidir. Ancak, belirli bir deneyim gerektirmesi ve yumuşak doku çözünürlüğü konusunda kısmen yetersiz olması nedenleriyle prostat kanseri tanısında günümüzde kullanımı ve etkinliği sınırlıdır. USG günümüzde daha çok transrektal yaklaşımla prostat biyopsilerinde kılavuz görüntüleme yöntemi olarak kullanılmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son dönemde ultrasonografi kontrastlarının kullanımının prostat kanseri lezyonlarının saptanmasında etkin olduğu bildirilse de prostatite bağlı hipervaskularizasyon bu tekniğin spesifitesini düşürmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Prostat ve çevre dokuların anatomisini en etkin olarak görüntülenmesini mümkün kılan teknik magnetik rezonans görüntülemedir (MRG). Özellikle 3 Tesla gücüne sahip MRG sistemlerinde endorektal ve yüzeyel koillerin birlikte kullanımıyla prostat bezinin zonal anatomisi, kapsüler yapısı ve patolojileri oldukça net değerlendirilebilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>MRG prostat kanserinin non-invazif incelemesinde ve lokal evrelemesinde en etkin yöntem olarak kullanılmaktadır. Prostat MRG anatomik ve fonksiyonel görüntüleme olarak yapılmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Anatomik prostat MRG</p>
<p>T1 ağırlıklı sekanslarda prostatın zonal anatomisi  değerlendirilemez ancak post-biyopsi rezidüel kanama odakları rahatlıkla saptanabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>T2 ağırlıklı sekanslar prostat MRG&#8217;nin temelini oluştururlar. Aksiyel T2 ağırlıklı görüntülerde prostat bezinin zonal anatomisi oldukça net görüntülenir. Kanser lezyonlarının yaklaşık %70&#8242;ini içeren periferik zon bu sekansda hiperintens görülürken, santral zon ise izo-hipointens olarak izlenir. Periferik zon ise hipointens rim olan gerçek kapsül ile çevrilidir.</p>
<p>Bezin her iki posterolateral kısmında ise nörovasküler demetler yer alır. Seminal veziküller ise prostat bazal kısmının üst bölümünde içerdikleri sıvıya bağlı olarak hiperintens olarak izlenirler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Prostat kanseri lezyonları periferik zonda sıklıkla hipointens odaklar şeklinde izlenirler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>T1 ve T2 ağırlıklı görüntülerde kapsüle ve seminal veziküllere yayılım gösterip göstermediğinin de saptanması gereklidir. Kapsüler yayılımın en sık bulguları kapsül devamlılığında bozulma, kapsülde bombeleşme, rektoprostatik açıda daralmadır.</p>
<p>Seminal vezikül tutulumunun bulguları ise T2 ağırlıklı görüntülerde hiperintens seminal veziküllerde hipointens dolum defekti, tek taraflı anormal seminal vezikül dilatasyonudur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Fonksiyonel prostat MRG</p>
<p>Fonksiyonel prostat MRG’de difüzyon ağırlıklı görüntüleme (DAG), MR spektroskopi (MRS) ve dinamik kontrastlı MRG yapılmalıdır.</p>
<p>DAG dokuda suyun serbest hareketini değerlendiren bir sekanstır. Günümüzde onkolojik MRG&#8217;nin önemli bir parçası konumundadır. DAG&#8217;da prostat kanser lezyonları &#8220;difüzyonu kısıtlanmış alanlar&#8221; olarak saptanır. DAG datasından elde olunan ADC haritalarında prostat kanseri lezyonları hipointens</p>
<p>odaklar olarak izlenirler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>MRS tekniği ile prostat bezi içerisinde meydana gelen biyokimyasal değişiklikler saptanabilir. Normal prostat dokusunda sitrat yüksek miktarda bulunan bir bileşiktir. Prostat kanseri lezyonlarında ise sitrat miktarında azalma, yanı sıra kolin miktarında artma izlenir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öte yandan tümör lezyonlarında artmış hücre döngüsüne bağlı olarak ortamda yoğun membran lipitlerinin bulunması nedeniyle kolinin  miktarı artmıştır. Kolin / sitrat oranının kolin lehine</p>
<p>artması MRS&#8217;de bir tümör tarama endeksi olarak kullanılabilir. Kolin/sitrat renkli haritalandırması da MR eşliğinde yapılacak prostat biyopsilerinde yol gösterici harita olarak kullanılabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dinamik kontrastlı MRG prostat bezinin vaskülaritesinin değerlendirilmesine olanak tanır. Bu teknikte kontrast madde enjeksiyo-nu öncesi, sırasında ve sonrasında hızlı MRG sekansları uygulanarak dinamik ve multifazik görüntüler alınır ve lezyonların hızlı kontrast tutma/kontrast bırakma özelliği değerlendirilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>DAG dokuda suyun serbest hareketini değerlendiren bir sekanstır. Günümüzde onkolojik MRG&#8217;nin önemli bir parçası konumundadır. DAG&#8217;da prostat kanser lezyonları &#8220;difüzyonu kısıtlanmış alanlar&#8221; olarak saptanır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>MRG eşliğinde prostat biyopsisi</p>
<p>Serum PSA değeri yüksek ve/veya parmakla rektal muayenede prostatta kanser kuşkusu olan hastalar TRUS biyopsi adayıdır. PSA düzeyi yüksek olan hastalarda USG eşliğinde yapılan ilk biyopsi sonrasında %66 oranında kanser saptanamayabilir. Bu, TRUS incelemesinin prostat kanserini saptama sensitivitesindeki (%20-30) düşüklüğüne bağlıdır. Bu hastalara tekrarlayan biyopsiler yapılmalıdır. MRG ile prostat kanserinin non-invazif incelemesini ve lokal evrelemesini yapıp, MRG bilgileri eşliğinde biyopsi yapmak ilk biyopsileri negatif olan hastalarda önem kazanmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>MRG eşliğinde biyopsi teknikleri 2000 yılından itibaren literatürde açık MRG sistemleri ile başlayarak değişik yaklaşımlarla tanımlanmıştır. Günümüzde kapalı MRG sistemlerinde (1.5 veya 3 Tesla), MRG uyumlu biyopsi ekipmanları ile prostat biyopsisi yapmak mümkündür. Kapalı MRG sistemlerinde değişik teknikler tanımlanmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Beyersdorff ve ark.’nın 2005 yılında tanımlayıp literatürde yayımladığı MR uyumlu prostat biyopsi cihazı (Invivo, Schwerin, Germany) ile anatomik ve fonksiyonel görüntülemesi önceden yapılmış olgularda, kuşkulu alanlardan rebiyopsiler alınmış ve 12 olgunun 5’inde prostat kanseri saptanmıştır. Bir kez TRUS negatif biyopsi sonrasında MRG eşliğinde biyopsi saptanma oranı literatürde  %38 &#8211; %55.5 arasında bildirilmiştir. Engelhard ve arkadaşı benzer teknikle, TRUS negatif prostat biyopsili 37 hastanın 14’ünde kanser saptamışlardır. MRG eşliğinde prostat biyopsi işlemi sırasında önemli basamaklardan birisi prostatın hareketsizliğinin sağlanmasıdır. Literatürde MRG eşliğinde değişik ekipman ve robotik tekniklerle prostat biyopsi yöntemleri bildirilmiş olsa da MRG eşliğinde prostat biyopsi tekniği hakkında geniş serilere ihtiyaç vardır. MRG eşliğinde yapılan prostat biyopsilerin komplikasyonları, TRUS eşliğinde yapılan ile benzerdir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Biyopsi iğne tipleri, alınan biyopsi sayısı ve yeri, doğru patolojik incelemelere rağmen TRUS eşliğinde yapılan prostat biyopsilerinde kanser saptanamayabilir ve bu hastalarda tekrarlayan biyopsilere gerek duyulabilir. Anatomik ve fonksiyonel prostat görüntüleme sonrasında MRG eşliğinde yapılacak prostat biyopsisi bu hasta grubunda doğru tanı oranını artırabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/prostat-kanserinde-mrg-ve-mrg-esliginde-prostat-biyopsisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EYAFexpo’11 &#8211; Engelsiz Yaşam Fuarı</title>
		<link>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/eyafexpo%e2%80%9911-engelsiz-yasam-fuari/</link>
		<comments>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/eyafexpo%e2%80%9911-engelsiz-yasam-fuari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 16:18:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikalturkdergisi.com/?p=228</guid>
		<description><![CDATA[EYAFexpo’11 &#8211; Engelsiz Yaşam Fuarı Başarıyla Sonuçlandı&#8230; &#160; Resmi açılışı 1 Aralık’ta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Sn Aylin ÇİFTÇİ, Dünya Engelliler Birliği Genel Başkanı Metin ŞENTÜRK ve engelliler tarafından gerçekleştirilen EYAFexpo ’11 bu yıl da ziyaretçilerin yoğun ilgisi ve katılımcı firmaların memnuniyetiyle sonuçlandı. &#160; 27 ülkeden 182 katılımcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.medikalturkdergisi.com/wp-content/uploads/temp/DSC0114-copy.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-229" title="_DSC0114 copy" src="http://www.medikalturkdergisi.com/wp-content/uploads/temp/DSC0114-copy-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a>EYAFexpo’11 &#8211; Engelsiz Yaşam Fuarı</p>
<p>Başarıyla Sonuçlandı&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Resmi açılışı 1 Aralık’ta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Özürlü ve Yaşlı</p>
<p>Hizmetleri Genel Müdürü Sn Aylin ÇİFTÇİ, Dünya Engelliler Birliği Genel Başkanı Metin ŞENTÜRK ve engelliler tarafından gerçekleştirilen EYAFexpo ’11 bu yıl da ziyaretçilerin yoğun ilgisi ve katılımcı firmaların memnuniyetiyle sonuçlandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>27 ülkeden 182 katılımcı firma ile gerçekleştirilen fuarı 8632’si engelli olmak üzere toplam 14.116 kişi ziyaret etti. Fuara dört gün boyunca 729 yabancı ziyaretçinin ilgi göstermesi dikkat çekici bir istatistik olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dört gün boyunca fuarı ziyaret için 4320 engellinin MBAGRUP ve yerel yönetim olanaklarıyla fuar merkezine taşınması Engelsiz Yaşam Fuarı’na Türkiye’de fuarcılık adına bir ilkin gerçekleştiği organizasyon olma özelliğini kazandırdı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>EYAFexpo’11’i birçok önemli kurum destekledi…</p>
<p>EYAFexpo – Engelsiz Yaşam Fuarı, 4. yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi önemli kurumlar başta olmak üzere belediyeler, resmi kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının katılım ve katkılarıyla geçekleşti.</p>
<p>01 Aralık’ta ziyarete açılan Fuarın resmi açılış töreninde Bayrampaşa Belediyesi Engelliler Merkezi zihinsel engelliler halk dansları topluluğunun Rumeli halk oyunları gösterisi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Engelli Mehteran Topluluğu’nun mehteran gösterisi sunuldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Engelsiz Yaşam Fuarı Etkinlikleriyle de Göz Doldurdu…</p>
<p>EYAFexpo, fuar ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilen çalıştaylar, seminerler ve benzeri oturumlarla Türkiye’de engellilerle ilgili çözüm ve gelişmelerin tartışıldığı, paylaşıldığı en önemli platform olma yolunda ilerlediğini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu yıl fuar kapsamında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Görme özürlü alan eğitimi”, “Engelsiz bilişim teknolojileri kullanıcı eğitimi”, “Teknik eleman eğitimi” gibi eğitimlerin yanı sıra,  “Engelsiz Bilişimi” Paneli, “Herkes için tasarım Erişilebilirlik &amp; Ulaşılabilirlik”, “Engelli ve Yaşlı Hakları Çalıştayı” gibi önemli toplantılar yapıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/eyafexpo%e2%80%9911-engelsiz-yasam-fuari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşitme Engelini Aşacaklar</title>
		<link>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/isitme-engelini-asacaklar/</link>
		<comments>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/isitme-engelini-asacaklar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 16:17:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medikalturkdergisi.com/?p=225</guid>
		<description><![CDATA[Konya&#8217;nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi tarafından hazırlanan İl Sağlık Müdürlüğü ve özel hastanelerce destek verilen, işitme engellilere yönelik proje hayata geçiyor.Selçuklu Belediyesi, İl Sağlık Müdürlüğü ve özel hastane yetkilileri projeyi hayata geçirmek için protokol imzaladı. &#160; Konya İl Sağlık Müdürü Dr.Hasan Küçükkendirci, Selçuklu Belediyesi ve bu projenin hayata geçmesinde katkısı bulunanlara teşekkür ederek, “Gerek kamu, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.medikalturkdergisi.com/wp-content/uploads/temp/bb-copy.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-226" title="bb copy" src="http://www.medikalturkdergisi.com/wp-content/uploads/temp/bb-copy-300x150.jpg" alt="" width="300" height="150" /></a>Konya&#8217;nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi tarafından hazırlanan İl Sağlık</p>
<p>Müdürlüğü ve özel hastanelerce destek verilen, işitme engellilere yönelik proje hayata geçiyor.Selçuklu Belediyesi, İl Sağlık Müdürlüğü ve özel hastane</p>
<p>yetkilileri projeyi hayata geçirmek için protokol imzaladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Konya İl Sağlık Müdürü Dr.Hasan Küçükkendirci, Selçuklu Belediyesi ve bu projenin hayata geçmesinde katkısı bulunanlara teşekkür ederek, “Gerek kamu, gerekse özel sağlık kuruluşlarında hizmetlerimiz hızla sürüyor. Bu süreçte bazı konuları göz önünde bulundurmakta güçlük çekiyoruz. Özellikle engelli vatandaşlarımızın gerekli hassasiyetle tedavi edilmesi için bir takım pozitif ayrımcılıklara ihtiyaç var. Fiziksel engelliler için yapılan zemin değişiklikleri ile görme engelliler için verilen hostes hizmetlerinin yanı sıra işitme engelliler için böyle bir çalışma yapılarak tüm engeller ortadan kaldırılmış olacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu konuda değerli belediye başkanımızın bizimle yapmış olduğu görüşmede gerek kamu ve gerekse özel hastanelerde personele işitme engelli eğitimi verilmesi konusunda çabası bizi oldukça mutlu etti. Sağlık Bakanlığımızın projeleri arasında yer alan bu projeye özel hastanelerin de duyarlılıkları konuyu hızla sonuca ulaştırdı. Kamu ve özel sektör ayrımı yapmaksızın işitme engelli vatandaşlarımıza pozitif ayrımcılığı sunabilirsek büyük mutluluk duyacağız” şeklinde konuştu. Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, imza töreninde yaptığı açıklamada yapılan protokolle işitme engelli vatandaşlar için engellerin ortadan kalkacağını söyledi. Başkan Altay, “Selçuklu Belediyesi olarak engelli vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmaya yönelik büyük bir projeye birlikte imza atıyoruz.</p>
<p>Özellikle işitme engelli vatandaşlarımız hastaneye başvuru yaptığında kendilerini ifade etmekte zorlandıklarını ve sıkıntılarını dile getiremediklerini bize belirttiler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Biz de bu sorunu ortadan kaldırmak için bir girişimde bulunduk. Bu konuda bizimle birlikte hareket eden hastanelerimize ve İl Sağlık Müdürümüze teşekkür ediyorum. İmza altına aldığımız bu protokol ile İl Sağlık Müdürlüğü&#8217;ne bağlı hastaneler ve özel hastanelerde engelli vatandaşlarımızın başvuru yapacağı birimlerde görevli personeller açacağımız kursta 120 saatlik eğitim alarak işitme engelli hastalarla konuşur hale gelecek. Verdiğimiz eğitim sonunda hastanelerde işitme engelli hastalarla personelin iletişim sorunu tamamen ortadan kalkmış olacak&#8221; dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Projeye destek vererek protokole imza atan özel hastanelerin yetkilileri de, bu projenin hayata geçmesi ile işitme engelli hastaların yaşadığı sorunların ortadan kalkacağını söylediler. Hastane yetkilileri ayrıca bu projeye ortak olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek hayata geçmesini sağlayan Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay&#8217;a teşekkür ettiler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Proje ile kamu ve özel sektör hastanelerinde görevli personele Selçuklu Belediyesi Meslek Edindirme Kurslarında (Selmek) verilecek 120 saatlik eğitim sonunda kursiyerlere  işitme engellilerce kullanılan işaret dili öğretilecek. İşitme engelliler ise,  hastanelerde sıkıntı yaşamadan şikayetlerini dile  getirerek  tedavi  imkanı  bulacaklar. Eğitimlerin  hazırlıklarının  sürdüğü  ve 2012  Ocak  ayında başlayacağı belirtildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medikalturkdergisi.com/2011/12/isitme-engelini-asacaklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

